80'li ve 90'lı yıllarda çocuk olanların iyi bildiği, gülünç öngörüleri olan bir çizgi film vardı: Jetgiller. Gelecekte insanların teknoloji ve uzayla nasıl iç içe yaşayacağını abartılı biçimde yansıtan bu çizgi filmde, Jetgil ailesinin ev işlerine bakan Rosie adında etine, daha doğrusu tenekesine dolgun dişi bir robot hizmetçi yer alırdı. Hatta bir bölümde Rosie, başka bir erkek robota abayı yakıp işi gücü bırakarak Jetgillerin evinden kaçmıştı. O zamanki çocuk aklımla bu dizide bize sunulan robot profiline tereddütsüz inanmıştım (âşık olup kocaya kaçma kısmı hariç). Jetgilleri izlerken diyordum ki: Biz belki göreceğiz, belki göremeyeceğiz ama robotlar ev ve aile hayatımıza karışacak.
Gel zaman git zaman, Mark Zuckerbergler tellal, Elon Musklar berber iken, robotlar ve yapay zeki yaratıklar evimizin en mahrem, ruhumuzun en kuytu köşelerine girecek kadar palazlandılar. Ama Jetgillerden bir farkla: Onlar bize hizmet eder görünürken biz de onlara ve onların esas sahiplerine hizmet eder olduk!
Evlerimize hizmetçi olarak ilk girenler, Rosie gibi insansı robotlar değil; ilk bakışta sevimsiz bir böceği andıran ve sinsi sinsi yerleri karışlayan yuvarlak süpürgeler oldu. Evlere temizliğe giden bir tanıdığımız, ekmeğinden olur korkusundan mıdır nedir, zerre kadar güvenmiyordu onlara. Süpürgelerin ince fırçalarını kastederek "O kedi bıyıkları gibi incecik bıyıklarla nasıl toplayacak pislikleri?" diye soruyordu.
Bir süpürge, ister devrimci pos bıyıklı, ister ülkücü hilal bıyıklı olsun; ben bıyıklara karışmam. Benim derdim, o süpürgenin bıyıklarının dibindeki çöpün etrafında onca dönenip durmasından sonra, o çöpün hâlâ aynı yerde nasıl kalabildiği.
Robot süpürgelerle ilgili birçoğumuzun maceraları, Jetgillerin Rosie'sine rahmet okutacak cinsten olabilir. Birkaç yıl önce ev işlerimin yükünü biraz olsun azaltır ümidiyle bir robot süpürge almaya kalktım. Ama bir Türk kadınının eşya yığını içine gömdüğü evinde robot süpürgenin işini kolaylaştırmak gerek. Sandalyeler kaldırılacak, her yere saçılmış oyuncaklar uygun boşluklara tıkılacak, robot hazretlerinin ayak altında hiçbir ıvır zıvır bulundurulmayacak! Bunları halletmek yetmiyor elbet; robotunuz adeta bir keşif heyeti başkanı gibi evinizi şöyle bir turlayıp kendine rota çizecek veya siz ona rota belirleyeceksiniz. Ben ikincisini seçtim ve yasaklı bölgeler belirledim. Sonrasında ne oldu? Benim robot süpürgem anarşik kesildi! Örneğin, kabloların bulunduğu yasaklı yere inatla girip internet bağlantı kablosunu koparınca ben de onunla ipleri kopardım ve dedim ki: Bu protest tavrınla nereye gidiyorsan git. ODTÜ'nün Devrim Stadyumu'na kadar yolun var!
Talihliydim, çünkü anarşik süpürgeyi aldığım dükkanın değişim kampanyasından yararlandım. Robot bozuntusunun yerine kara yağız bir dikey süpürge sahibiyim bugüne bugün. Rota mota hak getire, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" deyip sırtını sıvazlamam yetiyor.
Robot süpürgelerle imtihanımızın asıl can sıkıcı boyutu, ortamda kayıt yaparak kişisel veri toplaması ve hacklenme ihtimali. (Oysa Jetgillerin Rosie’sini sadece aşka düşen deli gönlü hacklemişti değil mi?) Akla şu soru geliyor: “Sen ben kimiz ki kişisel verimizi toplayıp incelemeye uğraşsınlar?” Doğru, ben veri hırsızları için hiç kimseyim; fakat milyonlarca kişiyle birlikte çok kimseyim. Devasa boyutta anlamlı bir istatistik ordusunun neferiyim ve bu utanmaz mahremiyet hırsızları, tek bir gönüllü askerini bile feda edemez. Velhasıl, konforumuzu mahremiyetimizle takas ettiğimiz telefonların ve bilgisayarlarların izlenmesi ve dinlenmesi doyurmuyor veri girdisine aç broligarşi* sultanlarını. Süpürge, faraş, çöp tenekesi... ne varsa yutuyor hayatımızı.
Süpürgeleri casus olarak hiç hayal etmemiştik ama hayal gücümüzü kamçılayacak bir örnek de, Yılmaz Güney’in Düşman filmindeki “ot süpürge”nin görevi olabilir. Şimdilerde yerinde yeller esen ot süpürgenin süpürmek dışında başka işlevi nedir acaba? Filmde yoksul bir karakter olan İsmail’in karısı Naciye, İsmail evde olmadığı zamanlarda eve erkek aldığında kapının önüne ot süpürge bırakır. Kapıdaki süpürge, sessiz bir uyarı işlevi görür; hem İsmail’e hem mahalleye karısı hakkında mahremiyet bilgisi verir.
Şimdi bu ayrıntıyı yazdıktan sonra teknoloji devleri bunu da kendi çıkarına yontar mı diye kara kara düşünüyorum. İnsanların nostaljik nesnelere özlemini fırsat bilip çipli ot süpürge üretmesinler! Bu fikrimi okuyup satın almak isteyen Silikon Vadisi yetkililerine sesleniyorum: Bana nereden ulaşacağınızı biliyorsunuz!
* Broligarchy: Teknoloji kardeşleri olarak bilinen zengin erkek patronların devletleri yönetmesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder